8 Mayıs 2010 Cumartesi

serena'nın fil hafızası

Tenis tarihinde birbiriyle yıldızı hiç barışmayan rakipler mevcut. Sadece teniste değil tabi ki, rekabetin olduğu her yerde bu böyle. 90ların efsaneleri Sampras ve Agassi bile bir gösteri maçında soğuk rüzgarlar estirebiliyorlar.

2003 yılında Fransa Açık yarı finalinde iki genç isim karşı karşıya geliyor. Serena Williams ve Justine Henin. Juju 2000lerin başında kendini göstermeye başlamış ve 98-99'dan beri kadınlar tenisinde alınmadık kupa bırakmayan Williams hanedanlığı için en büyük tehdidi oluşturuyor. Maç içerisinde Juju'nun bir topu çizgiye yakın düşüyor, itiraz falan, seyirciler (hani şu Hingis'in kupayı Graf'a kaybetmesine neden olan cılk Fransız tenis izleyicileri) "booo moooo" diyerek susmak bilmiyorlar. O sırada Serena servis kullanıyor ve tribünden gelen sesler dinmediği için tam Williams topa vuracakken elini kaldırıyor Henin. Serena bunu sonradan görüyor, topu fileye taktıktan sonra, hakem ise o sırada servis atana baktığından Juju'yu görmüyor. Bu nedenle ilk servis istiyor Serena. Hakem de görmediği için bir şey diyemiyor. Videosu (kalite berbat):





Sportmenliğe aykırı tabi ki Juju'nun söylememesi bunu ama o zaman son Fransa Açık şampiyonuna karşı oynuyor ve ilk Grand Slam şampiyonluğuna çok yakın (ki o sene finalde Kim Clijsters'ı yenerek şampiyon oldu). 

Buna benzer bir olay Jelena Jankovic ile Serena Williams arasındaki Roma yarı finalinde yaşandı dün akşam. Maçtan sonra el sıkışma sırasında Serena Williams, Jankovic'e şunları söylüyor:

Sana asla böyle davranmam (Hile yapmam). Ben Justine değilim
Don't think that I would ever treat you like that...don't think I would do that. I'm not Justine.

Videosu burada:




Şimdi ne gerek var buna? Yedi yıl önce ikisi de daha gençken yaşanmış böyle bir olayı hiç alakasız üçüncü kişiye anlatmanın anlamı ne? Jankovic'in belki o olaydan haberi bile yok. Büyük ihtimalle anlamadı zaten neden Justine'e laf attığını o da. Asla uslanmayacak Serena. Neyse ki Roland Garros yaklaşıyor. Orada kozlar paylaşılacaktır mutlaka.

20 yorum:

El Guaje 8 Mayıs 2010 19:24  

serena kadar sportmenlik dışı davranışta bulunan bir kadın tenisçi daha yok.

Russell 8 Mayıs 2010 22:01  

Henin de az değil.

forevertennis 8 Mayıs 2010 22:09  

Gençlik işte olmuş bitmiş...Birdaha dile getirmenin de manası yok bence. Valla bu Serena'dan korkulur...Uuu!! :D

Spooky 8 Mayıs 2010 23:25  

Sampras-Agassi rekabetinden kaynaklı gerginlik vardır ama ikisi de birbirine saygı duyar. Tabii, çocukluklarına dayanan tanışıklıkları da etkilidir belki. Serena'nın olduğu yerde saygı, sportmenlik falan yok tabii zor.

Ayrıca, bu sene olmadı ama gün gelir de RG'ye gidersek senden bu Fransız seyircisini protesto etmeni bekliyorum :)

onur 8 Mayıs 2010 23:32  

William Wallace gibi popomu açacağım onlara

Spooky 8 Mayıs 2010 23:34  

70 milyon bu yorumunu söz olarak kabul etti.

onur 8 Mayıs 2010 23:35  

Ben de onları seviyorum :P

nuage 9 Mayıs 2010 10:24  

Serena Williams gibi bir insan yok ki tenisçi olsun! Sevmiyorum.

Bu arada, RG'de ben Ivanovic sürprizi bekliyorum. Dedi dersiniz.

Russell 9 Mayıs 2010 20:33  

Şahsen herkes benim hakkımda da buradaki gibi yorumlar yapsa ben de gıcıklaşırım...

kirpi 9 Mayıs 2010 21:23  

Jankovic'in kesin haberi vardir. 2003 yilindaki Henin-Williams macini izlemediyse "tenisciyim" diye gecinmesin zaten.

onur 9 Mayıs 2010 21:33  

Niye yahu? İzlemek zorunda mı, ne alakası var tenisçiliği ile bunun :)

kirpi 9 Mayıs 2010 22:09  

Jankovic cocuklugundan beri tenisci olmak icin calismiyor mu? Ben cocukken kiytirik bir tenis kursuna gittigimde bile oturur izlerdim insanlar nasil oynuyor diye. Jankovic o esnada 18 yasinda, yani mesleginin ne olacagi coktan belli, ileride rakiplerinin bu insanlar olacagi da. Jankovic'in 18 yasindayken bu maci izlememesi, modaci olmak isteyen birinin Londra moda haftasinda nelerin gosterildiginden bihaber olmasi gibi birsey. Hani en ust seviyede olur, her rakiple mac yapmistir, hepsini ezbere bilir de izlemez, yine neyse derim. Ama bu maci izlememis olmasi imkan haricindedir bence. Ya da izlemediyse dersine calismayan ogrenciden beter bir sorumsuzluk anlami tasir.

Spooky 9 Mayıs 2010 22:16  

Bence de yok bazı sporcular izlemez kendi maçları dışındakileri.

onur 9 Mayıs 2010 22:46  

Jankovic o sırada 18 yaşında muhtemelen 12 senedir içi dışı tenis olmuş, belki de kendi antrenmanları dışında tenis kortu, forehand, backhand görmek istemiyor olabilir. İzlememesi de onu sorumsuz yapmaz bence. Belki tam o maçın oynandığı saatte antrenmanı vardı. Hatta belki arkadaşının doğum günü vardı. Dünyadaki bütün genç futbolcuların oturup Dünya Kupası'nı izlediğini sanıyorsan çok büyük bir yanılgı içindesin. Onlar tatil yapıyolar o sırada. Denizde dipten kum çıkartıyolar.

Ha izlemiş de olabilir Jelena. Bilmiyorum ben farazi konuştum.

kirpi 9 Mayıs 2010 23:47  

O an isi olsa bile videodan surdan burdan izler. Bu goruntuler sadece bir kez yayinlanmiyor ki. Hele olay olmus, insanlar bunu konusmus falan. Belli bir profosyonellik seviyesine gelen ve rakiplerini cok iyi taniyanlar izlemez belki evet, bunu yazdim zaten. Veya her profosyonel tenisci kalan butun teniscileri tek tek takip etmez, edemez. Ama burada yeni yetisen bir teniscinin dunyanin en iyilerinin Grand Slam macini, hem de iyi kotu olay olmus bir maci izlememesinden bahsediyoruz. Grand Slam maclari oyuncularin en iyi oyunlarini ortaya koyduklari maclardir, haklarinda fikir edinmek icin iyi bir olcudur. Ben bir insanin kendi meslegi ile bu kadar ilgisiz olabilecegini dusunemiyorum acikcasi. Dunya kupasini izlemeyen genc futbolcular burada oynayan rakipleriyle karsilasacaklarinda rakiplerini ilk kez sahada gormezler herhalde. Onemli maclar oturulur ve izlenir. Bu dunya kupasi maci olabilir, tenis icin Grand Slam maci olabilir. Kendi maclari haricindekileri, hele de genc bir teniscinin, izelemeyecegini hayal bile edemiyorum acikcasi. Izlemeden maca cikip da "ama ben daha once onunla mac yapmamistim ki, hic gormemistim ki, oyun tarzini bilmiyordum ki" diyerek bir yere gelinebilecegini sanmam. Derse calismadan sinava girip, sonra da "sabah aksam hep okul, hep okul" demek gibi birsey. Her meslegin, her isin bir zorlugu var malesef. Isyan etmekte bir noktada hakli olunsa da bu yapilmasi gereken bir seyin yapilmadigi gercegini degistirmez herhalde.
Yani profosyonel tenisci falan degilim tabi de ben bu insanlar ile ilgili biraz bilgi edinmek icin bile tonla video izleyip bunlari goruyorsam Jankovic bu insanlarla cikip mac yapacak bir insan olarak daha neler neler biliyordur da benim hic haberim bile yoktur diye dusunuyorum. Zaten bazi oyuncular ile ilgili haberleri de diger oyunculardan almiyor muyuz, "su kadar saat antreman yapar, soyle takintilari vardir" falan gibi?

onur 10 Mayıs 2010 00:13  

Yalnız işte şöyle bir şey var. Sen rakiplerin her önemli maçının izlenmesinin "yapılması gerektiğine" inanıyorsun ve bu yüzden sorumsuzlukla suçluyorsun tenisçiyi. Bense bunun bir zorunululuk olduğunu düşünmüyorum.

Evet hayran olduğu tenisçilerin maçlarını hiç kaçırmayan, onlar gibi olmak isteyen bir sürü genç tenis oyuncusu var. Ama bu, onların mesleklerine değil sporun kendisine olan sevgilerinden geliyor olabilir.

Bir kişinin meslektaşlarını ya da mesleğinde usta olan herkesin her eserini/performasını izlememesi o kişinin mesleğine olan bağlılığında azalmaya neden olmaz diye düşünüyorum. Kendi yaptığı işte ustalaşması yeterlidir. Bunun için antrenörleri ve hocaları var Jankovic'in. 18 yaşındaki Jankovic o yaşa gelinceye kadar zaten bir şekilde Williams'ın, Henin'in, Clijsters'ın özelliklerini çoktan öğrenmiştir.

kirpi 10 Mayıs 2010 00:54  

Yalniz arada soyle bir fark var. Henin ve Serena Jankovic'in potansiyel rakibi. Hatta su an gordugumuz uzere rakibi. 18 yasina gelene kadar Henin ve Serena'nin ozelliklerini coktan ogrenmis olmasi ne kadar olasi onu da bilemiyorum, cunku aralarinda fazla bir yas farki yok. Ayrica Serena'nin 17 yasindan 30 yasina kadar surekli ayni tenisi oynayacagini dusunmesi olasi midir onu da bilmiyorum. Nadal'in 2006'da oynadigi tenisle su an oynadigi tenis ayni midir? Hatta gecen sene oynadigi ile bu yil oynadigi ayni midir? Federer acikca yasi nedeni ile oyun planini degistirdigini soylemiyor mu? Herkes surekli kendini gelistiriyor, degistiriyor bu sporda, "ben onu bir kez ogrendim bitti, daha izlememe gerek yok" mu diyorlardir gercekten? Tabi ki daha 3 hafta once karsilastigi rakibinin macini oturup tekrar izlemez kimse, ama uzun suredir karsilasmamissa veya hic karsilasmamissa en kotu ihtimalle soyunma odasinda izlerler. Ayrica Henin ve Serena, Jankovic'in profosyonellige adim atacagi yil itibari ile karsilasabilecegi rakiplerden en iyi olanlardan ikisini temsil ediyor. Macin onemi de burada zaten. Yani bir nevi "Kupa istiyorsan asman gereken engeller bu, ona gore" diyen bir mac bu. Tenis sonucta halter veya kosu gibi kazanmanin rakamlara bagli oldugu bir spor degil, ki onlar da bile en hizlidan daha hizli, en gucluden daha guclu olma zorunlulugu var kazanmak icin. Bugun her 100 metreci madalya icin 9.59 (..du galiba?)'un altina inmesi gerektigini biliyor, altin isteyenler de bunu hedefleyerek calisiyor. Tenis gibi belli raketlere karsi oynanarak yapilan bir sporda yaptigi iste ustalasmak ne kadar yeterli olacak, ve ya bir de kisi rakiplerini izlemeden yeterince iyi olduguna nasil karar verecek? Gelistirdigi silahlarin en iyileri yenmek icin yeterli olup olmadigini en iyileri gormeden, bilmeden nasil anlayacak?
Jankovic bu maci izlememis olabilir. Ama bir kupayi kazanmak icin asmasi gereken en onemli engelleri ogrenmeyen bir kisi bana gore kupayi kazanmak adina yapmasi gereken her seyi yapmamistir. Bu benim yorumum tabi...

Russell 10 Mayıs 2010 01:04  

Daha uzun yazasım var da kısaca şunu diyeyim; Jankovic o maçı izlememiş olsa bile mutlaka o olaydan haberi olmuştur. Mesela, 2006 dünya kupası finali İtalya-Fransa maçını çoğu genç futbolcu adayı oturup izlemiştir. İzlemeyen küçük kesim de o maçtaki büyük olaydan, Zidane kafası olayından haberdar olmuştur. Bunu da aynı şekilde düşünebiliriz. Jankovic'in maçı izlemiş olma ihtimali yüksek; izlememiş olsa bile o olaydan sonradan haberi olma ihtimal çok daha yüksek.

onur 10 Mayıs 2010 01:21  

Tabi ki haberi olmuştur. Yazıda da "belki" haberi bile yok yazdım zaten. Ama olmamışsa da suçlanamaz diyorum ben sadece. Sorumsuz denemez.

kirpi 10 Mayıs 2010 01:41  

Jankovic'i haberi olmadigi icin suclayan olmaz zaten. Suc apayri bir kavram. Ama basarili olabilmek adina bazi seyleri eksik yaptigini dusunebilirim ben. Russell'in dedigi gibi, cogu genc sporcu da bu tarz spor olaylarini takip eder, cunku gereklidir.

yasal uyarı (disclaimer diyor yabancı insanlar)

bu blogdaki fotoğrafların yüzde 99.9'u http://sports.yahoo.com adresinden alınmaktadır.. tüm hakları reuters, ap ve getty images'e aittir.. sanırım.. bu blog tarafsız bir tenis blogu değildir.. sevdiğim tenis oyuncularını kayırırım.. ama sevmediklerime hakaret etmem.. siz de etmeyin, çok ayıp.. yorum yazarken öyle tek cümlelik "saldır federer, vur kır nadal" tarzı yorumlarınızı yayınlamayacağımı göz önünde bulundurun.. merak ettiklerinizi ya da içinde cidden yorum bulunan yorumlarınızı göndermekten çekinmeyin.. tenisi sevelim.. boş alanlara kort dikelim.. teşekkürler..

ben olsam firefox 3küsür ve en az 1152x864 çözünürlükte dolanırım buralarda..

GÖRÜŞ VE ÖNERİLER

  © Blogger templates The Professional Template by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP