28 Nisan 2010 Çarşamba

roma: tanımlanamayan galibiyet ve gulbis

 
Dün değişik bir duygu vardı içimde gün boyu. Ara sıra olur ya anlamsız mutluluk, tanımlanamayan heyecan. Gazetede duramıyordum yerimde. Eurosportta bir snooker bir tenis izlerken akşam oldu. Federer-Gulbis maçı çok ters bir saatteydi. Çıkmama 15 dakika kala başladı. İlk oyunu seyredeyim dedim. Karşılaşmadan önce Gulbis'in kazanacağına dair bir ümidim yoktu. Önceki gün, eşleşme belli olduğu zaman da pek heyecanlanamadım. Sadece Gulbis ilk turu geçtiği için mutlu olmuştum. Aslında Gulbis için içimde hep bir umut var da, kırk yılda bir akıllı oynuyor bu çocuk. Federer yılın ilk toprak maçında bırakmaz diye düşünüyordum.

Maçın ilk oyununda Gulbis her zamanki basit hataları ile servisini kırdırınca, sinirlendim kapadım ve çıktım işten. Gece eve geldiğimde gördüğüm manzara karşısında ise içimi kaplayan mutluluk odamdan taştı. 2-6/6-1/7-5
Youtube'dan özetini izlediğim kadarıyla ikinci sette 1-1'e kadar Ernie yüksek basit hata ile oynamış. Hala bazı oyunlarda inatçılığı devam ediyor ve anlamsız droplar yapıyor. Hem de puan kaybettiği oyundan hemen sonraki oyunda yapıyor. Federer'in rahatça yetiştiğini görmesine rağmen yapıyor. Djokovic yapıyordu bunu eskiden. Şimdi düzeldi. Çocukluktan arkadaş olmalarının etkisi mi var nedir.

İlk seti 6-2 kaybettikten sonra Federer karşısında ikinci seti 6-1 kazandı Letonyalı. Federer'in son bir kaç yıldır yaşadığı konsantrasyon kaybı nedeniyle alıştım ben artık bu duruma. İsviçreli son sette maçı koparmaya alışıktır. Ama öyle olmamış bu sefer. Gulbis son sette Federer'in servisini kırıp, ardından kendi servis attığı oyunu sıfıra karşı kazanarak 5-3'e kadar getirmiş maçı. Ama bu noktada saçları gibi karmaşık bir hale sokmuş müsabakayı. Federer servis oyununu alarak durumu 5-4'e getirdikten sonra Letonyalı kendi servisinde maç puanı bulmuş. Ancak faydalanamamış. Buradan servisini kırdırmış ve Federer her şeyi eşitlemiş. Tabii Federer bildiğimiz Federer olsa buradan sonra maçı kaybetmezdi.

Çok basit hata ile oynamış Federer bugün. İlk servislerinin oyuna girme oranı ise neredeyse yüzde 50. İsviçreli için çok kötü bir oran. Gulbis'te bu oran yüzde 71.
5-5'ten sonra Federer'in servisini kırmayı başaran "Kuğu", servis attığı maçın son oyununu da sıfıra karşı kazanarak kariyerinin en büyük galibiyetine imza attı.


İki saat süren müsabaka sonunda Gulbis'in neredeyse tüm istatistikleri İsviçreli'ninkinden iyi. Servis ritmi çok iyiymiş bugün yine. 9 ace, yüzde 71 ilk servisi oyuna sokma ve yüzde 70 ilk servisten puan çıkartma oranı. Federer'in 20 winnerına karşılık 33 winner ve 38 basit hataya karşılık 39 basit hata. Daha agresif olan taraf Letonyalıymış. Zaten özette izlediğim kadarıyla özellikle ikinci sette winnera giderken çoğu topu fileye takmış Gulbis. Federer ise çoğunlukla defansif slicelarla karşılık vermiş.

Maçtan sonra iki tenisçinin açıklamaları da ilginç. Federer her zamanki gibi egosuyla, "Hep kazanırken kazanmanın ne kadar zor bir şey olduğunun farkına varmıyorsunuz, bu mağlubiyet beni kendime getirdi" demiş.
Gulbis'in ise dimağı durmuş maç arkasında. "İngilizce'de bu galibiyeti anlatacak bir kelime bilmiyorum, bu tanımlanamaz" diyerek heyecanını dile getirmiş.
Altı kez maç puanından yararlanamayan Letonyalı, maç puanları sırasında çift hata yapmasını da, "Servisimi içeri sokamadım, titriyordum ve ne yapacağımı bilmiyordum" diyerek açıklamış.

Federer daha iyi hazırlanmak için Monte Carlo'dan çekilmişti. Belki de kendini kötü hissediyordu ve yenileceğinden korkuyordu. O korkusu burada gerçek oldu. Bu seneki üçüncü mağlubiyetini aldı dünya 1 numarası. Berdych ve Baghdatis'ten sonra Gulbis'e de boyun eğdi ve Avustralya Açık'tan sonraki altıncı maçından 3-3 yaptı galibiyet-mağlubiyet sayısını.

Federer'in Fransa Açık'tan önce iki turnuvası var. Estoril ve Madrid. Madrid'de geçen yıl Nadal'ı yenerek kariyerinin ilk Roland Garros şampiyonluğunun sinyallerini vermişti. Şimdi ise Madrid'deki şampiyonluğu bile korumanın çok uzağında bir görüntü çiziyor. O sinyaller şu an koordinat düzleminin negatif tarafında pik yapıyor. Djokovic birazcık akıllı olursa onu, Amerika Açık sonrası dünya 1 numarası koltuğu bekliyor.

Gulbis için ise artık şu patlamayı yap be oğlum diyorum. Hazır önü açılmışken burada oynayacağı Nadal yarı finali ona çok şey katar. Zamanında bu işi ciddiye almadığını ve konsantrasyon eksikliği olduğunu söylemiştim Gulbis için. Eylül ayında Hernan Gumy ile çalışmaya başlayan Letonyalı'nın şu sözleri beni haklı çıkardı ve hatasını anlaması da mutlu etti:
Konsantrasyonumu tenise vermeye, tenise gerçekten işimmiş gibi bakmaya yeni yeni başladım. Geçen sene hobi olarak görüyordum. Sistemim yoktu. Şimdi antrenman takımım kusursuz.

(Foto: Getty / Reuters / AP)

3 yorum:

mgunsel 28 Nisan 2010 08:38  

federer davydenko'ya da yenilmişti doha'daki turnuvada.

beril 29 Nisan 2010 00:34  

merak etme bundan sonraki rakibi elemelerden geliyordur, yenilir ona ve eski gulbis geri döner :)

beril 29 Nisan 2010 21:14  

çocuk utandırdı beni :)

yasal uyarı (disclaimer diyor yabancı insanlar)

bu blogdaki fotoğrafların yüzde 99.9'u http://sports.yahoo.com adresinden alınmaktadır.. tüm hakları reuters, ap ve getty images'e aittir.. sanırım.. bu blog tarafsız bir tenis blogu değildir.. sevdiğim tenis oyuncularını kayırırım.. ama sevmediklerime hakaret etmem.. siz de etmeyin, çok ayıp.. yorum yazarken öyle tek cümlelik "saldır federer, vur kır nadal" tarzı yorumlarınızı yayınlamayacağımı göz önünde bulundurun.. merak ettiklerinizi ya da içinde cidden yorum bulunan yorumlarınızı göndermekten çekinmeyin.. tenisi sevelim.. boş alanlara kort dikelim.. teşekkürler..

ben olsam firefox 3küsür ve en az 1152x864 çözünürlükte dolanırım buralarda..

GÖRÜŞ VE ÖNERİLER

  © Blogger templates The Professional Template by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP