8 Ocak 2011 Cumartesi

pete bodo neler demiş neler

Bizim Arda nam-ı diğer Spooky, Pete Bodo'nun tenisseverler ile yaptığı söyleyişi usanmayıp 385 saatini vererek baştan aşağı çevirmiş Türkçe'ye. E koymamak hayvanlık olur. Emeğe saygı artı rep deyip de sonuna kadar okumayanın en sevdiği tenisçinin ilk servisi oyuna sokma oranı yüzde 38'e düşsün. Amin!

Tıklayın


-Selam Pete, Avustralya Açık sırasında seni uyanık tutacak gece menün ne?
-Pizza, chicken fingers, makarna, bira ve yanında bol limon ile tekila.

-Sence bu sezon Federer Nadal’dan daha iyi oynacak mı?
-5 yıl yaş farkını ve açlığı düşünerek, üstünlüğü Nadal’a vermek gerekli. Roger sakinleşmiş görünüyor. Geçen sezon gördüğümüz kafa karıştıran mağlubiyetler bunun işaretiydi. Federer ne kadar fazla kazanmak isterse istesin, bir noktada iştah azalır. Roger’ın istikrarının azaldığını görüyorum ama Nadal da dahil olmak üzere herkese karşı her zaman çok tehlikeli. Avantajıysa, bütün bunlara bağlı olarak, rahatlayıp, zaten kariyerinin zor kısmını hallettiğini bilerek çok daha iyi oynayabilmesi.

-Novak Djokovic’in tekrar bir Grand Slam kazanabilmesi için anahtar ne? İşin temeli güven mi yoksa başka bir şey mi?
-Djokovic için anahtar, bir noktaya kadar, formda kalmak ve Rafa-Roger ikilisiyle başa çıkabilecek oyunu sergileyebilmek olacak. Novak, gelmiş geçmiş en iyi iki oyuncu ile mücadele etmek zorunda kalmanın baskısıyla (Murray’ kıyasla çok çok daha fazla) ezildi. Davis Cup zaferinin etkisi, moralini ve güvenini arttıracaktır. Novak’ın, Federer ve Nadal’a ayrılmış görünen iki Grand Slam’den birini hatta ikisini kazanmasına kimse şaşırmamalı.

-Ivanovic, Murray ve Şarapova’nın koç seçimleri hakkında ne düşünüyorsun?
-Özetle, bütün sporlar gibi teniste de işler ters gittiğinde suçlanan koç olur. Bence Ivanovic, koç değişimi öncesinde çok kritik bir noktadaydı. Murray’in oldukça güçlü ve sağlam bir zihni zaten var. Mariya’nın sorunları ise koçtan bağımsız, temel oyunu ve sakatlık/form durumuyla ilgili. Ivanovic, bu isimlerin içinde, gelişime ve daha iyi sonuçlara koç vasıtasıyla ulaşabilecek isim.

-Sam Stosur bu yılı da geçen seneki gibi harika geçirebilir mi? Çok fazla kadın tenisçi oyunlarının zirvesinde kalmakta sorun yaşıyor.
-Kesinlikle. Bence Stosur, turdaki en çalışkan, gayretli ve mantıklı tenisçilerden birisi. Stosur’un durumunu açıklamak için mutlaka bir Çin atasözü vardır ama şu an aklıma gelen şey. Kaplumbağa ve tavşan hikayesindeki kaplumbağa olduğu fakat mutlaka gereken anlarda oyununu yukarı çıkarmayı başarmalı.

-Emekli ve faal profesyonel arasında en ilginç röportajı kimle yaptın? En zekice cevapları kimden aldın? Bir bira içip, sohbet edebileceğin oyuncu kim?
-En ilginç röportaj: John McEnroe. En zeki oyuncu: John McEnroe. Sohbet edilecek oyuncu: John McEnroe. En eğlenceli oyuncu: Beraberlik, Goran Ivanisevic ve Illie Nastase.

-AO’yu kimin kazanacağını düşünüyorsun?
-Geçen sene Azarenka dedim ve neler olduğunu gördük. Ama önümüzdeki birkaç hafta köpek pisliği gibi oynamadığı sürece tekrar Azarenka diyebilirim çünkü olağan şüphelilerin favori gösterilebilecek kadar güvenilir olmadığını düşünüyorum. Ayrıca sıradışı tercihim tutarsa dahi gibi görünmek için de iyi fikir. Wozniacki’nin AO’yu kazanması da muhtemel. Erkekler tarafında ise Rafa Nadal diyorum ama uzak ihtimal tercihim Robin Soderling olur. Toprak zeminde olduğu gibi burada da oyunu kurup, puana gitmeyi seviyor ki bu Avustralya’da yapılabilir. Ama bunların hepsi değişebilir, en iyisi maçlar başlamadan birkaç gün önce konuşmak.

-Federer’in bir, iki sene önce sahip olduğu göz korkutuculuk avantajı şu an Nadal’da mı?
-Katılmıyorum çünkü Nadal, Federer’in daha önce yaptığı gibi gerçek bir üstünlük kurmadı. Ayrıca, Fed hala buralarda. Üstelik bence diğer oyuncular -doğru ya da yanlış- toprak dışında Nadal ile oynarken kendilerini avantajlı görüyorlar, daha güvenli oynuyorlar.

-Nadal sürekli tatilin kısa oluşundan ve yorgunluktan şikayet ediyor. Erkenden AO’dan eleneceğini düşünüyor musun?
-Asla. Bence Nadal dört Slam’i de kazanma şansı olduğunu görüyor. Fakat, kendini küçümseme huyu ve olmaması gereken karamsarlığı var. Amerika Açık finalinde yaşadığı baskıyı hepimiz gördük. Bütün ustalığına rağmen, diğer zeminlerde toprakta olduğu kadar rahat hissedemiyor.

-Sence tek el backhand bugünün tenisinde bir zaaf mıdır?
-Bu arada harika sorular geliyor. Teşekkür ederim herkese. Tek el backhand ile oldukça iyi işler yapan bir isim hemen aklıma geliyor ama Mallorcalı değil. Şaka bir yana, gelecek, Ivan Lendl’ın yapmak istediğini başarabilenlerin olacak. Hem tek hem de çift el backhand’i geliştirip ikisini de kullanmak, servis karşılamak için çift el, alçak topları karşılamak, ralli ve çapraz kort vuruşları için tek el...

-Junior kategorisinde geri çizgiye hapsolmayan kızlar var mı? Hingis’in yaratıcılığını özledim.
-Bildiğim kadarıyla yok ama profesyonel oyuncularla meşgul olduğum için gözden kaçırmış olabilirim. Ayrıca bir iki sene içinde bu yaşlardaki oyuncular tamamen değişebiliyor, geçmiş bunu bize gösterdi. Hingis ile kıyaslanamayacak olsa da bence Ryan Harrison aradığın çeşitliliğe sahip. Ayrıca izleyebildiğim maçlarda eski tarz hücum tenisi oynamayı seven birkaç oyuncu gördüm ama profesyonel olarak tutunabilecekler mi?

-Murray ve Djokovic, karşılarındaki isimin Nadal olduğu gerçeğini aşabilirlerse Nadal’ı yenebilirler mi?
-Evet, daha önce zaten yaptılar.

-Tarih tekerrür eder de Kim ile Petrova, 2011 Avustralya Açık’ta karşılaşırlarsa kim kazanır?
-Kim, mantıklı tercih.

-Brad Gilbert, Nishikori’yi ilk 10’a sokabilir mi? Brad Gilbert Nishikori’nin koçu olduktan sonra bütün gözler Nishikori’nin üstünde.
-2011 içinde ilk 10 zor olabilir. Kei’yi hep 15-20 arasında gördüm. Fakat Nick Bollettieri’yle konuştuğumda, Brad’in, Kei’ye katacağı heyecanın dışında, Kei’de kendiliğinden var olmayan o kıvılcımı sağlayabileceğini söyledi. Kei’nin en sevdiğim yönü, formdaysa ve kazanmayı kafasına koyduysa, kortta herşeyini vermesi.

-Kadın tenisi hakkında tahminlerin var mı? Şarapova ve Henin Grand Slam kazanabilecek mi? Ivanovic ilk 10’a girebilir mi?
-Yaz aylarında Ivanovic’in ilk 10’a girebileceğini düşünüyorum. Şarapova konusunda ise iyimser değilim. Büyük bir istikrar sorunu var. Henin mi? Kim bilir... Ama bir yanım Henin’in eskisi kadar kazanmaya gönül vermediğini düşünüyor. Ayrıca, zor durumlardan ve mağlubiyetlerden hemen sıyrılacak kadar duygusal esnekliği yok.

-Steroid ve büyüme hormonu kullanımı profesyonel oyuncularda ne kadar yaygın? Nasıl oluyor da hep az tanınan oyuncular yakalanıyor? İlk 20’deki oyuncuların hiçbir şey kullanmadığına inanmalı mıyız?
-Her zaman, “aksi ispat edilmedikçe herkes masumdur” görüşünü destekledim. Dünyadaki en kolay şey spekülasyon yapmak ve bu en basit tabirle oyunculara haksızlık. Bunun, tıpkı bahis ve şike gibi, sadece bir düşük sıralama sorunu olmadığını düşünüyorum. Bu konuda hep boks benzetmesi yaparım: Aşağı kademelere düştükçe, oyun kirlenir.

-Andy Roddick yeniden izlemeye değer olacak mı?
-Çoğun insan Roddick’e karşı zaafım olduğunu bilir. Çok iyi ve çok inatçı bir oyuncu olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla her zaman Roddick, büyük turnuvaları kazanamasa bile, izlenmeye değerdir. Hala, bir gün Wimbledon’ı kazanacağını düşünüyorum.

-Federer geçen birkaç ayda backhand’ini geliştirmiş ve backhand tarafında daha güvenli gibi. Katılıyor musun?
-Federer’in güven problemi var mıydı, emin değilim fakat oyununun backhand tarafında gelişime açık, ufak ama çok değerli bir bölüm vardı, bunu değerlendirdi. Bence, yavaş kortlardaki rallilerde, özellikle top spin’li vurduğunda, backhand’i eksik. Dip çizgiye etkisi ve “ağırlığı” az.

-Sence ne zaman Nadal, Federer’den daha fazla Grand Slam kazanmış olacak?
-Sence ne zaman böyle tuzak soruları cevaplayacağım? ;-)

-Fish, Isner, Querrey gib ABD’lii oyuncuları tanıyorsun, sohbet etme, zaman geçirme şansına sahip oldun. Bu oyuncularla ilgili kısa vadeli değerlendirmelerin neler?
-Fish çıkışta, oyununu defalarca yeniledi ve Davis Cup’ta yaptıkları da ona yardım etti. Bence Isner her zaman tehlikeli olacak fakat ilk 10’a girmesi için gereken iyi tenisi her zaman oynayamayabilir. Querrey, büyük turnuvalarda daha iyi sonuçlar almak için oyununu ayarlamalı.

-Serena sakatlığının ardından dönüp tekrar üstünlüğünü kurar mı?
-Üstünlük kurabilmek için fazla maç yapmak gerek. Bunun olacağını sanmıyorum. Büyük ihtimalle oynayacağı üç Grand Slam’in ikisini kazanabilir mi? Kesinlikle. Eğer bu üstünlük kurma sayılırsa, evet kurabilir. Fakat önümüzdeki haftalarda sıralamada fazlasıyla gerileyecek ayrıca seribaşı olma avantajını kaybedecek.

-Bu sene kimlerin büyük çıkış yapmasını bekliyorsun?
-WTA: Wickmayer. Her zaman Nicolas Almagro’nun gerçek Fernando Verdasco olabileceğini düşündüm. Bunu yükseliş sayarsan tabii...

-Serena’nın şu an 13 Grand Slam’i var. Ben 6-7 tane daha Grand Slam kazanabileceğini düşünüyorum. Sence Serena, film yıldızı olma hayalini gerçekleştirmeden önce kaç Grand Slam kazanır?
-Üzgünüm, kristal kürem bozuldu. Senin söylediğim gibi 18-20 Grand Slam kazanabilmesi için çok fazla şeyin Serena için yolunda gitmesi lazım. Göreceğiz...

-Formlarının zirvesinde olduklarında kim daha iyi, Tsonga mı Monfils mi?
-Bence Tsonga daha iyi fakat çok fazla sakatlanıyor. Bence Monfils rahat olduğu bir alan buldu. Bence şu anki oyunuyla mutlu ve halinden memnun. “Neden ben de kazanmayayım?” diyerek kendisini olmadığı bir oyuncuya dönüştürmeye çalışmadı.

-Caroline Wozniacki bu sene Grand Slam kazanır mı? Cevabın evet ise hangi Slam?
-Caroline’ı Avustralya’da şanslı görüyorum. Yine de daha iyi oynadığını görmek isterim. Grand Slam kazanmak için gerekenlerin Wozniacki’de olduğuna eminim. “Gerçekten kazanmak istiyorsan, çok daha fazla çalışmalısın” felsefesinin turdaki en iyi örneği Wozniacki. Grand Slam performansları hayal kırıklığı olsa da bunu düzeltmek için daha da fazla çalışacağına inanıyorum.

-Sence neden Venus son zamanlarda özellikle büyük turnuvalarda çok durağan? Son dönemde hiç büyük maç galibiyeti yok.
-”Metal yorgunluğu”... Yıllar içinde, bir noktadan sonra, işler ters gitmeye başlar, hem fiziksel hem de zihinsel anlamda bir şeyler bozulmaya başlar. Venus’ün durumunda temel bir vuruş gevşekliği sorunu olduğunu düşünüyorum. Bu gevşeklik onu hata yapmaya yatkın hale getiriyor. Oyununda değişikliğe gitmesi lazım. Çok büyük değişiklikler gerekmiyor ama oyun mekaniğinin temeline dönmesi gerekli.

-Agassi ve Sampras arasındaki ilişki Indian Wells’te gördüğümüz kadar kötü mü yoksa iki büyük rakip arasındaki tek seferlik bir gerginlik miydi? İlişkileri şu an nasıl?
-İlişkileri her zaman soğuk olmuştur ancak medya ve insanlar önünde hep uyumlu ve arkadaşça davranmaya dikkat etmişlerdir. İkisi de böyle bir atışmanın kendilerine vereceği zararın hep farkında oldu.

-Nadal’ın 1 numara olma iştahı sence ne zaman azalır? Büyük ihtimalle bu yıl olmayacak ama yıllardır turda oynuyor. Federer bırakana kadar iştahı devam edecek diyebilir miyiz?
-Bence bu duygusal eğrinin üç etmeni var; başarı, kişisel memnuniyet ve yaş. Her birine bir renk ver ve grafiği çiz.

-Nadal ve Fed dışında bu sezon en çok kimin çıkış yapıp Grand Slam kazanma şansı var?
-Djokovic.

-Federer 20 Grand Slam: Alt/Üst?
-Kristal kürem hala bozuk. Kişisel olarak 20 Grand Slam’i olası bir hedef olarak görüyorum fakat yaşlandıkça, Grand Slam kazanmak zorlaşıyor. Kazanmaya çalışmanın da eğlencesi azalıyor.

-Del Potro, Nadal ile Federer’in sıralamadaki üstünlüğünü kırabilir mi?
-Evet. Tabii, tekrar oynamaya başlayabilir ve bir süre sonra bıraktığı seviyeyi yakalarsa. Fakat maç yapmak, ne kadar antreman yaparsa yapsın, çok farklı bir şey. Adım adım gitmeli.

-Sence de Andre, her zeminde Roger’ın toprakta olduğundan daha iyi olduğu için Andre/Pete rekabeti Rafa/Roger rekabetinden üstün mü?
-Sadece istatistiklere dayanarak konuşuyorum. Mars’tan birini alıp getirdiğinizde, sayılara bakarsa, kesinlikle Rafa/Roger mücadelesinin çok daha “rekabetçi” olduğunu söyleyecektir ve günün sonunda elinizdeki tek şey sayılardır.

-Serena sence kaç tane daha Grand Slam kazanabilir?
-İstediği kadar. Fiziksel ve zihinsel olarak kendini maçlara çok iyi hazırlama yeteneği hala var. Steffi Graf dışında Serena’dan daha iyi bir büyük maç oyuncusu olmadı.

-Del Potro’nun ne zaman ilk 10’a geri döneceğini düşünüyorsun?
-Her şey yolunda giderse, toprak sezonunu iyi geçirecek durumda olduğunu varsayarak, Wimbledon zamanı.

-İlk 50 dışındaki hangi ABD’li bu sene parlar?
-Ryan Harrison.

-Tom Perrotta’nın Federer’in son Amerika Açık’ını bu sezon kazanacağına dair yorumuna katılıyor musun?
-Sanırım Tom Perrotta’nın kristal küresi, benimkinin aksine, bozuk değil. Bence bu kadar kesin değerlendirmeler anlamlı değil. Ancak Federer’in en iyi ihtimalle kazanabileceği 8 Grand Slam daha olduğunu söyleyebilirim.

-Djokovic’in birkaç sene önce Amerika Açık’ta yuhalandıktan sonra düşüşte olduğuna katılıyor musun? O olaydan sonra daha mütevazı olduğunu düşünüyorum ancak sonrasında hiç istikrarlı olarak iyi oynadığını görmedim.
-Bu teorilere inanmıyorum. Bu oyuncular sürekli bunları yaşıyor, işin bir parçası. Esas sorun iki tane çok iyi oyuncuyla mücadele ediyor olması. Federer ile Nadal’ı görünce cesaretinin kırılmasını, hedef küçültmeyi nasıl engelleyebilir?

-Bugünkü “büyük” tenisçilerin -Soderling, Berdych, Del Potro, Querrey, Isner, Cilic- içinde sence en iyi kariyere hangisi sahip olacak?
-Soderling iyi sonuçlar alabilir ama en büyük anları uzun vadede Isner’in yaşayacağını düşünüyorum.

-Sen de ABD’nin yeni bir Grand Slam şampiyonu görmek için daha çok bekleyeceğini düşünüyor musun?
-Evet ama John McEnroe emekli olduğunda da benzer yorumlar yapıldı. Sonra bir anda Agassi-Sampras ikilisi çıktı. Ne olacağını söylemek zor.

-Diyelim ki Nadal da Federer de 16 Grand Slam şampiyonluğuyla kariyerlerini sonlandırdı. O zaman kimin daha iyi olduğunu düşünürsün?
-O durumda aralarındaki maçların istatistiklerine bakarım.

-Dürüstçe cevap ver. Sence kim daha iyi, Federer mi Nadal mı?
-Dürüstçe. Bence sürekli değişiyor, aydan aya, yıldan yıla değişim halinde bu kıyaslama. Yan çizmek istemiyorum ama şimdilik kesin bir şey söylenemez.

2 yorum:

Russell 8 Ocak 2011 02:34  

okudum hocam şifa niyetine inşallah, iyi çevirmiş arkadaş maşallah.

tnarib 8 Ocak 2011 13:26  

bu arkadaşın herbirşeyine sağlık diyorum,teşekkürler...

yasal uyarı (disclaimer diyor yabancı insanlar)

bu blogdaki fotoğrafların yüzde 99.9'u http://sports.yahoo.com adresinden alınmaktadır.. tüm hakları reuters, ap ve getty images'e aittir.. sanırım.. bu blog tarafsız bir tenis blogu değildir.. sevdiğim tenis oyuncularını kayırırım.. ama sevmediklerime hakaret etmem.. siz de etmeyin, çok ayıp.. yorum yazarken öyle tek cümlelik "saldır federer, vur kır nadal" tarzı yorumlarınızı yayınlamayacağımı göz önünde bulundurun.. merak ettiklerinizi ya da içinde cidden yorum bulunan yorumlarınızı göndermekten çekinmeyin.. tenisi sevelim.. boş alanlara kort dikelim.. teşekkürler..

ben olsam firefox 3küsür ve en az 1152x864 çözünürlükte dolanırım buralarda..

GÖRÜŞ VE ÖNERİLER

  © Blogger templates The Professional Template by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP