7 Eylül 2009 Pazartesi

gün sonu: amerika açık 2009 - gün 7

bugün venus'ü kim yense beğenirsiniz! (di mi dinza)
kim clijsters geri döndü kadın tenisçiler panikte.. "kaçın lan kaçın sahibi geldi".. pis yeteneksizler sizi.. hahahaha..

bundan 2-3 ay önce venus williams amerika açık'ta dünya sıralamasında yeri dahi bulunmayan bir tenisçiye yenilecek hem de bir seti 6-0 ile kaybedecek deseler hemen psikolojik destek alması için ikna ederdik bu kehaneti öne süren arkadaşı.. ama bize bunu başaracak kişinin kim clijsters olacağı bilgisini de verseydi severdik keratayı diye düşünüyorum..

kim clijsters'a ne desem bilmiyorum.. sanki hiç gitmemiş, hep buradaymış, ayrı kaldığını sandığımız her an tenis oynamış gibi geliyor şu an bana.. oysaki o maç dahi izlemediğini söylüyor.. bu başarıyı müthiş kılan da o ya..

venus williams ile ilk defa 1999 amerika açık'ta ve son defa 2005 amerika açık'ta karşılaşan kim clijsters rakibine ilk sette halkayı verince gözlerimde oluşan parıltı ve ağzıma yerleşen ebleh bir gülüş ile kalakaldım.. bakmayın siz benim venus williams şampiyon olacak tahminime.. ya da bakın da fazla gülmeyin.. turnuva öncesi olur öyle tahminler.. venus'un elenmesi beni daha mutlu etti..

ilk setteki 6-0'lık sonuç williams'tan çok kim clijsters'ın psikolojisini bozmuş olacak ki belçikalı ikinci sette kontak kapattı.. "napıyorum ben ya 2 sene oynamıyorum sonra geliyorum herkesi yeniyorum, ayıp benim bu yaptığım, çok kötü bir insanım ben!" düşünceleri kafasına dolmuş olabilir.. ikinci sette sadece 9 puan alabilen eski şampiyonun ikinci servisten puan kazanma oranı 0/3.. bu seti de ilginç bir şekilde 6-0 kaybetmesi titremesi ve kendine gelmesi için yeterliydi.. üçüncü sette uyandı ve maçı kazanarak çeyrek finaldeki yerini ayırttı.. rakibi na li.. çok daha rahat bir maç olacak..

agresifim, kompleksiliyim, bandajlarımı yırtıp atarım
günün son kadınlar maçında ise uzun süredir aradığım dramayı gördüm.. flavia pennetta ve vera zvonareva, ikisi de sevdiğim tenis oyuncularıdır ancak pennetta daha ağır basıyor.. ikisi de kort içinde duygularını açığa vurmaktan çekinmiyorlar.. pennetta'nın kendi kendine söylenmeleri, raket çarpmaları; vera'nın ağlamaları, kendini dövmeleri (istanbul cup'ta kafasına raketiyle vurarak bir an için donakalmamıza neden olmuştu) görülmüş şeyler.. fakat bu duygusal patlamaların iki tenisçi için nedenleri ve sonuçları farklı oluyor..

pennetta'nın tatlı agresifliği hırsından kaynaklanıyor.. kötü bir puan oynadığında veya geriye düştüğünde kendi kendine bağırarak motive oluyor ve maçı kazanma noktasına getirebiliyor.. rus raket ise bir karara, hakeme sinirlendiğinde ya da maçın kontrolünü kaybettiğinde kendini motive edeceği yerde daha da maçtan uzaklaştırıyor.. olur olmadık şeylerle ilgileniyor..

bugün çok iyi başladı maça vera.. ilk seti aldı ikinci sette de servis kırma avantajını eline geçirdi.. her şey onun için çok iyi giderken, skor 6-5 olmuş ve maç puanı yakalamışken bu puanı ve ardından gelen 3 maç puanını da kaybedip tie-break'e gitmesine neden oldu setin ve tie-break oyununu da kaybederek maçın üçüncü sete gitmesine neden olunca zihinsel çöküş zirveye ulaşmış oldu..

ikinci setin son iki oyununda izlediğimiz tenis ise çok güzeldi.. iki baseliner ve hard-hitter oyuncunun pata küte maçın en kritik anında ralliye girişmesi, maçı kaybetmekten korkmayan pennetta'nın cesurca vuruşları, zvonareva'nın elinden geldiğince ona cevap vermesi, iki oyuncunun da topa yön verme kabiliyetleri sonucu harika ralliler izledik.. pennetta'nın rakibin hatasını beklemeyip çok ölümcül anlarda, yapacağı en ufak bir hatanın onu turnuva dışına iteceği anlarda inisiyatif alması ve winner kovalaması her oyuncudan beklediğimiz bir tarz..

üçüncü set ise tamamen tek taraflıydı.. 6 maç puanından yararlanamayan zvonareva'nın için için kendini yemesi, setin başında dizindeki bandajlarla uğraşıp onları sökmesi sonra hakeme böyle oynayamayacağını söylemesi, ayağı kayıp düşünce kendini dövmesi, ağlak yüz ifadesi maçı daha setin başında kaybettiğinin göstergesiydi.. pennetta üst üste 8 oyun aldı ve bagellerinden vera'ya da tattırdı.. ilginçtir vera zvonareva geçen sene en çok 6-0 ile set kazanan tensiçiydi..


flavia pennetta'nın o tatlı italyan agresifliğini en azından bir maç daha görmek güzel olacak..

heyecansız erkekler
bugün oynanan erkekler maçları çok sıradandı.. ne bir heyecan ne bir drama ne bir git gel.. favoriler kazandı işte.. iki tane sakatlık vardı.. gilles simon sağ bacağındaki sakatlık nedeniyle juan carlos ferrero karşısında, dördüncü sette müsabakadan çekilmek zorunda kaldı.. jose acasuso da gael monfils karşısında setlerde 2-0 gerideyken maçı bıraktı..

del potro'nun rakibi olacak olan o tenisçi bozması köllerer için iki çift lafım var.. kendini ne sanıyor bilmiyorum, yaptığı hareketlerin seyirci gaza getirdiğini ve onlara sempatik göründüğünü zannediyor olabilir.. işin aslı şu: çok itici.. aldığı her basit sayıdan sonra yaptığı abartılı sevinç gösterileri ile çok küfür yedi.. sadece benden değil bunu belirteyim.. zamanında avusturya davis cup takımına çağırılınca stefan koubek ve jurgen melzer'in "o varsa biz yokuz" demesinin nedenini bugün anladım.. tribünlere oynamaktan tenis oynayamıyor..

[2] A Murray (GBR) d [WC] T Dent (USA) 63 62 62
[3] R Nadal (ESP) d [32] N Almagro (ESP) 75 64 64
[6] J del Potro (ARG) d D Koellerer (AUT) 61 36 63 63
[7] J Tsonga (FRA) d J Benneteau (FRA) 76(4) 62 64
[24] J Ferrero (ESP) d [9] G Simon (FRA) 16 64 76(5) 10 ret.
[11] F Gonzalez (CHI) d [17] T Berdych (CZE) 75 64 64
[13] G Monfils (FRA) d J Acasuso (ARG) 63 64 10 ret.
[16] M Cilic (CRO) d D Istomin (UZB) 61 64 63

(2) S Williams (USA) d. (22) D Hantuchova (SVK) 62 60
(WC) K Clijsters (BEL) d. (3) V Williams (USA) 60 06 64
(10) F Pennetta (ITA) d. (7) V Zvonareva (RUS) 36 76(6) 60
(18) L Na (CHN) d. (26) F Schiavone (ITA) 62 63

5 yorum:

aliye 7 Eylül 2009 08:39  

clijsters'ın kazanması herkesi mutlu etti sanırım. bunun nedenleri arasında williams'lardan artık çok sıkılmış olmamız, clijsters'ın sempatik, iyi niyetli ve mütevazi kişiliği ile çok seviliyor olması, tenise iki sene ara verip üstüne bir de anne olduktan sonra sanki hiç ara vermemiş gibi gelip devam etmesi, hatta belki eskisinden de daha iyi olması sayılabilir. çeyrek finalde na li'yi kolaylıkla yeneceği konusunda hemfikirim. yarı finalde ise en ciddi sınavına serena maçına çıkacak muhtemelen. serena'yı geçmesi biraz daha zor gibi görünüyor ama eğer geçebilirse şampiyon olacaktır. bunu şiddetle istiyor ve umuyorum.
vzonareva-pennetta maçına gelince, biraz farklı düşünüyorum sanırım. ben vzonareva'nın kazanmasını isterdim. junior kategorisinde gösterdiği başarılardan sonra vzonareva'nın şu an daha iyi bir yerde olması gerekirdi. yeteneği açısından buna müsait. ama şu duygusal yönden zayıflığı yok mu !!! eğer geçen yıllar içerisinde kendini bu yönde geliştirebilmiş olsaydı, safina'nın doldurmakta yetersiz kaldığı 1 numara koltuğunda vzonareva oturuyor olurdu şu anda. pennetta'yı geçmekte de fazla zorlanmazdı diye düşünüyorum. ne diyelim, inşallah en kısa zamanda toparlanır da yazık olmaz bu özel yeteneğe...

Egemen 7 Eylül 2009 12:20  

Clijsters: "Unlike you losers, I can have a great tennis career and raise a child at the same time".

Saka tabi benimkisi ama diger kizlarimizin da sapkayi onlerine koyup dusunmeleri lazim sanki ben son iki senedir naptim diye.

Serap 7 Eylül 2009 14:34  

Onur o cümleyi sana çok içimden gelerek yazmıştım, şükür ki gerçek oldu:) Venus Williams-Kim Clijsters maçını genel olarak özetleyecek olursam kendi adıma; ilk set tarifsiz bir sevinçle, ikinci set büyük bir şaşkınlıkla, son set de maksimum heyecanla geçti.
Açıkçası turnuvanın başında, henüz Clijsters için erken olduğunu, daha ısınma turlarında olduğunu düşünmüştüm; her ne kadar büyük bir sürpriz dilesem de. Sağolsun bu dileğimi kırmadı ve dolu dizgin ilerliyor:) Gerçekten inanılmaz bir başarı, gerçekten hiç gitmemiş gibi. Büyük bir mutlulukla takip ediyorum. Na Li'yi geçtikten sonra olay Serena'da kopacak. Artık final hayal değil bence. Serena'nın Venus kadar kolay pes etmeyeceğini düşünsem de, gayet umutluyum walla.


Pennetta-Zvonareva maçına gelirsek...İki baseliner, inatçı, savaşçı, hatta agresif ve asabi tenisçinin karşılaşması son sete kadar gayet keyifliydi. 2. sette cidden çok heyecanlı bir mücadele yaşandı. Pennetta 6 maç puanı çevirdi ve oyun tie break'e gitti. Tie break'te 6-4 ile maç puanı kullandığı halde, Zvonereva seti vermekten kurtulamadı.

Sona çok yaklaştığı 2. seti alamayan Zvonareva, son sette zıvanadan çıktı deyim yerindeyse. Bandajları söküşü ve ardından hakemle girdiği ağız dalaşı olsun, bu olayın hemen sonrasında ayağı kayıp yere düşünce kendi kendini dövüp, raketi falan fırlatması olsun, bandajları değişirken kafasını yumruklaması olsun; sinir bozucuydu gerçekten. Zvonareva'dan hiç hoşlanmam zaten. Ben de robot gibi görünen tenisçilerden hoşlanmıyorum, elbette duygularını yansıtmalı ama bu nedir arkadaşım böyle? Oyun parkında mısın, tenis kortunda mı? Bu hatun geçen sene biraz toparlanmış gibiydi ama görünen o ki, kariyerinin ilk günlerinden itibaren bu konuda pek aşama kaydedememiş. İzlerken "Bi kendine gel be kadın!" demek suretiyle iki tokat aşkedesim geldi:)

forevertennis 7 Eylül 2009 15:53  

zvonareva gerçekten içten güçsüz.ama bence toparlandığının ya da bu aşamaya başladığının sinyallerini veriyor çünkü elena vesnina'yı eledi!!normalde elemesi o kadar olay bir şey değil ama zvonareva sakatlıktan çıktıktan sonra vesnina gibi oyunculara ya yeniliyor ya da üç sette kazanıyordu.
kim-venus maçı tarifsiz bir üzüntü ve şaşkınlık benim için.venus'un kazanmasını çok ama çok istiyordum ama olmadı.skorda bayağı ilginç.serena-kim maçı olursa bence keyifli bir maç olur ve serena kazanır diyorum.bugüne kadar 8 kez karşılaşmışlar ve 7-1 serena üstünlüğü var.na li bence o kadar kolay bir rakip değil ama kim geçer.

Puskas 7 Eylül 2009 18:38  

Köllerer kazanamayacağını bildiği için fazla maymunluğa yöneldi.Bir daha kendisini ana tabloda görmeyiz inşallah.
Justine de umarım Kim'i izledikçe gaza geliyordur :)

yasal uyarı (disclaimer diyor yabancı insanlar)

bu blogdaki fotoğrafların yüzde 99.9'u http://sports.yahoo.com adresinden alınmaktadır.. tüm hakları reuters, ap ve getty images'e aittir.. sanırım.. bu blog tarafsız bir tenis blogu değildir.. sevdiğim tenis oyuncularını kayırırım.. ama sevmediklerime hakaret etmem.. siz de etmeyin, çok ayıp.. yorum yazarken öyle tek cümlelik "saldır federer, vur kır nadal" tarzı yorumlarınızı yayınlamayacağımı göz önünde bulundurun.. merak ettiklerinizi ya da içinde cidden yorum bulunan yorumlarınızı göndermekten çekinmeyin.. tenisi sevelim.. boş alanlara kort dikelim.. teşekkürler..

ben olsam firefox 3küsür ve en az 1152x864 çözünürlükte dolanırım buralarda..

GÖRÜŞ VE ÖNERİLER

  © Blogger templates The Professional Template by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP