30 Ocak 2010 Cumartesi

unvan korumak zor iştir

Kim Clijsters'ın geri dönüşünün hemen ardından katıldığı Amerika Açık'ta kupaya uzanmasının vatandaşı Justine Henin üzerindeki etkisini düşünüyorum bir süredir. Bu, acaba onun üzerindeki baskıyı arttırdı mı? Çünkü bütün tenis kamuoyu ondan turnuvayı kazanmasını bekliyordu ve bir başarısızlık halinde her ne kadar kendisi "Pazar'a bilet almıştım, bileti iptal etmek zorunda kaldım" dese de Juju'nun kendinden ve geri dönüşünden şüphe etmesine neden olacaktı.

Ne güzel ki finale kadar çıktı Juju, Clijsters'ın çıkamadığı yere. Fakat finalde Serena'ya mağlup olması demek başarısının Kim'inki yanında sönük kalmasına neden olacaktı. Bu yüzden maç öncesinde yaşadığı baskının onu rahatsız ettiğine inanıyorum. Serena da 2 senedir oynamadığı rakibinin durumu hakkında hiçbir şey bilmiyordu ve bu onu tedirgin ediyordu. 


Bu kadar dengeli başlayan bir maç uzun zamandır izlememiştim. Uzun süren oyunlarda iki tensiçinin de gerginliği belli oluyordu. Serena her ne kadar rahat gözükmeye çalışsa da ralliler içerisinde tedirginliği açığa çıkıyordu. Servis attığı oyunlarda zorlanarak başladı Amerikalı. İlk iki oyunda üç kez servis kırma puanı çeviren Williams setin dördüncü oyununda kazandığı üç servis kırma fırsatından ilkini değerlendirdi ve Henin’in servisini sıfıra karşı kırarak 3-1 öne geçti. Fakat Juju hemen cevap veriyordu ki çizgi hakeminin katline maruz kaldı. Henin’in içerideki topuna önce dışarıda diyen ardından kendini düzelten hakem nedeniyle Belçikalı’nın aldığı puan sayılmadı ve puan tekrarlandı.


Bu noktada seyirciler Henin’in arkasında durmaya başlarken Serena oyunu çevirdi buradan. Çizgi hakemleri maça daha gergin başladı. İlk oyunda 3 challenge’da yanlış karar verdikleri görüldü. Sanırım Williams’ın raketini doğrultup “Bu topu boğazından sokarım” demesinden korkuyorlardı.


Serena’nın dördüncü servis oyununda maçtaki yedinci servis kırma şansını bu kez kullanmayı başardı ve setteki dezavantajını giderdi. Ancak setin son oyununda servis kıran Amerikalı ilk seti 6-4 kazandı.

İkinci sete servis oyununa tutunarak başlayan Amerikalı, Juju’nun servis oyununda bulduğu servis kırma şansından yararlanamadı. Serena, üçüncü oyunda servislerinde sorun yaşadı ve oyunu sıfıra karşı kaybetti. Cevabı da gecikmedi. Bir sonraki oyunda baseline derin oynadığı forehand’ini Juju çeviremeyince skor 2-2 oldu. Skor 3-3 olduktan Justine Henin fırtınası başladı. Yedinci oyunda Serena Williams'ın 212km/h lik servisini döndürerek puan kazanmayı başaran Juju servis kırdı. Bu hız bir rekor eğer hızölçer doğru ise. Ardından servis oyununu sıfıra karşı alan Belçikalı sonrasında sıfıra karşı bir kez daha servis kırarak ikinci seti 6-3 kazandı.


Gönlümün bir numarası, karar setine de sıfıra karşı aldığı oyunl abaşlayınca bu iş bitti dedim ama bitmemiş. Serena servis ritmini yükseltince ikinci seti 6-2 ile kazandı.

Böylece geçen seneki şampiyonluğunu korudu Amerikalı raket. Capriati'den sonra bunu başaran ilk isim oldu ve 12. Grand Slam kupasıyla Billie Jean King'in istatistiğini egale etti. Şimdi hedef 18 ile Chris Evert ile Martina Navratilova.

Bravo Juju, tebrikler Serena. Juju'nun bu yükselişi RG öncesi beni umutlandırdı.

 
 

(Foto: Reuters / Getty / AP)

4 yorum:

forevertennis 31 Ocak 2010 11:16  

3 sette Juju alır diyordum ama tam tersi oldu :))
212'lik servisi çevirmek gerçekten müthiş.Juju az daha geliştirirse servislerini asıl hedefine ulaşır diye düşünüyorum.
Roland Garros zaten Juju'nun uzmanlık alanı.O konuda bir sorununun olacağını zannetmiyorum.Zaten o turnuvada dişli bir rakip yok kendisine. Bir tek Svetlana Kuznetsova var ama Juju ondan daha iyi. (Safina'yı adamdan bile saymıyorum :))
Williams'a gelirsek,12. Grand Slam şampiyonluğunu kazanmak muhteşem bir şey olmalı. Tabii ki Juju gibi bir tenisçiyle oynamak üstünde baskı kurmuş olabilir. Bu kortta olan uzmanlığı herhalde gerginliğinin azda olsa kırılmasında etkili olmuştur.
Bu arada,Safina 2 numarada kalabilir mi? Juju ilk 20'ye girer herhalde.
Neyse,iki tenisçiye de tebrikler diyerek bitiriyorum ;)

kirpi 1 Şubat 2010 21:03  

Merakimdan soruyorum, bilen var midir acaba, Serena hic ayni anda hem tekler hem de ciftlerde 1 numara olmus muydu??

brokoli 1 Şubat 2010 21:42  

Serena Williams kariyerinde çiftlerde en fazla 3 numaraya kadar yükselebildi Venusle birlikte...

forevertennis 3 Şubat 2010 01:20  

Serena Williams puan farkını bayağı açmış..Kendisi 9195,Safina 6480. Federer'de öyle,farkı açıyorlar bunlar :D

yasal uyarı (disclaimer diyor yabancı insanlar)

bu blogdaki fotoğrafların yüzde 99.9'u http://sports.yahoo.com adresinden alınmaktadır.. tüm hakları reuters, ap ve getty images'e aittir.. sanırım.. bu blog tarafsız bir tenis blogu değildir.. sevdiğim tenis oyuncularını kayırırım.. ama sevmediklerime hakaret etmem.. siz de etmeyin, çok ayıp.. yorum yazarken öyle tek cümlelik "saldır federer, vur kır nadal" tarzı yorumlarınızı yayınlamayacağımı göz önünde bulundurun.. merak ettiklerinizi ya da içinde cidden yorum bulunan yorumlarınızı göndermekten çekinmeyin.. tenisi sevelim.. boş alanlara kort dikelim.. teşekkürler..

ben olsam firefox 3küsür ve en az 1152x864 çözünürlükte dolanırım buralarda..

GÖRÜŞ VE ÖNERİLER

  © Blogger templates The Professional Template by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP