26 Ocak 2010 Salı

rövanşa gel!


Televizyonalrımızın karşısına geçtik, cipslerimizi/içeceklerimizi aldık ve olası bir beş setlik maç izlemek için koltuklarımız kurulduk. (birinci çoğul konuşuyorum ama ben yapamadım bunları, gazetede sandalyenin üstünde tek gözle izleyebildim). Heyecanla birbirinden güzel ralliler, çekişmeli bir maç bekledik. Olmadı. Ara ara harika sayılar olsa da bir elin parmaklarını geçmedi bunlar ve maç tatsız bitti.


Marin Cilic'in rakibi Britanyalı Bladi Murray oldu. Murray'nin baştan sona üstün götürdüğü ve zaten 3 sette kazanacağı maçta rakibi Rafa üçüncü sette 3-0 iken maçtan çekildi. Dayanamadı dizindeki ağrılarına. Bildiğiniz gibi geçen sene de dizlerinden sakatlanmış ve uzunca bir süre kortlara dönememişti. Şimdiki sakatlığının ne olduğu, geçen seneki gibi tendinitis mi olduğu henüz bilinmiyor. Birkaç haftaya anlaşılır. Durumu kötü ama. Servis atamıyordum, koşamıyordum diyor İspanyol. "Bu yüzden kazanmam imkansızdı. Oynama şansım olduğunda her zaman oynadım, hiç çekilemdim. Andy'den özür dilerim" şeklinde konuştu maçtan sonra. Zaten geçen sene dizlerin mahvetmesinin sebeplerinden biri de sakat sakat maçları tamamlamaya çalışması, ağrılara aldırış etmemesiydi. Mehmet Sevinç'e kalsa böyle değil tabi durum ama neyse diyeceğimi sözlükte dedim.

Murray ise harika oynadı. Maç içerisinde hep ortalamanın üzerindeydi servisleri. Üst düzey vuruşlar yaptı rallilerde. Akıllıca oynadı ki çok rastlanır bir durum değildir Murray için. Zekasını pek kullanmak istemez nedense yeteneği olmasına rağmen.


Çok puan kaybedecek şimdi Nadal ve böyle giderse sene sonuna kadar 5'e kadar gerileyebilir. Hatta az sonra yayınlayacağım bir tabloya göre Avustralya Açık'tan sonra 4.lüğe kadar düşebilir. Hiç Nadal fanı olmadım ama üzülüyor insan. Federer'in dizlerini titretebilen tek insanın dizleri tarafından ihanete uğraması ironik sadece.


 

Şimdi bize Amerika Açık 2009 dördüncü turunun rövanşını izlemek düşer. Cilic 3 sette geçmişti orada Möri'yi. Burada ise beş sete uzamazsa şaşırmak lazım.

4 yorum:

kirpi 26 Ocak 2010 22:59  

Nadal Ispanyol medyasina "sakatlik mac esnasinda olustu, gecen yilki sakatligima benzer bir agri ancak farkli bir bolgede. Bir de uzun suredir devam eden bir agri degil bu macta hissetmeye basladim" demis. Akut bir rahatsizlik olabilir yani. Ayrica macin izleyebildigim bolumunde cok da kotu oynamadi, en azindan uzun suredir yapmak istedigi duz forehand ve geri cizgiye yakin return alma gibi konularda ilerleme kaydetmis. Kendi de boyle soylemis zaten.
Su an 5 numara olan Del Potro bu turnuvada puan kaybettiginden Avustralya Acik sonrasinda Nadal ile aralarinda 1000 puandan fazla fark olacak. Nadal Rotterdam'a katilmaz, Indian Wells ve Miami'de de ceyrek final gorur herhalde. Toprak sezonuna kadar aradaki fark kapanir, ama ben Del Potro'nun da kalan sert zemin sezonunda etkili olacagini sanmam. Bu arada Davydenko her ikisini de gecebilir, gecen sene bu donemde aldigi dogru durust bir puan yok cunku. Nadal eger Roland Garros'a 5 nolu seribasi olarak giderse buyuk olay olur ama, seri basi oyunculardan birinin basina kalir.
Bir de fotografta saglik gorevlisi masaj yaparken Nadal'in sisesiyle ugrasmasina da ayrica koptum..:)..Ne var su siselerde anlayamadik gitti..

MuL€ 26 Ocak 2010 23:11  

eee oda insan sonuçta biyerden sonra vücut iflas etmesede böyle s.o.s verebiliyor..

Spooky 26 Ocak 2010 23:28  

Sakatlığın maçta olduğuna eminim. Hem puan sırasında hem de tekrarlarda açıkça belli oldu zaten.
Nadal bundan böyle Amerika Açık'ın peşinde koşmalı. Kariyerinin sonlarına yaklaşan bütün tenisçiler maç ve turnuva seçer hale gelir. Bunda yadırganacak bir şey yok. Nadal belki kariyerinin sonunda değil ama sürekli dikkat etmesini gerektiren bir sorunu var.

Murray maçtan sonra normal oyunumdan daha atak oynadım dedi. Bence oyununun doğru tanımı "risksiz ve akıllı" olmalıydı. Sürekli farklı şeyler denedi ama risk almaktan kaçındı. Çoğu zaman çapraz toplarla Nadal'ı kortun dışına taşımasına rağmen boş kalan tarafı zorlamadı. Basit hatalardan kaçındığının en önemli göstergesi bu bence. Nadal'ı ilk setin ortasında koşturmaya başladı -ki Nadal'ın sakatlığının ortaya çıkmasında bunun da etkisi olabilir- ve puanları topladı. Bir iki puanda sanki kortta Agassi vardı. Servisi de etkiliydi; Mehmet Sevinç aksini yazmış ama kritik anlarda etkili servislerle oyunlara tutundu veya kopardı.

forevertennis 27 Ocak 2010 15:44  

Bence Rafa maçtan çekilmeseydi bile Murray kazanırdı çünkü gerçekten Murray çok güzel oynuyordu.Güzel vuruşlar atıyordu.Hele ki şu dönemlerde problemli olan Nadal'ın bence ona karşı koyması imkansız olurdu :D

yasal uyarı (disclaimer diyor yabancı insanlar)

bu blogdaki fotoğrafların yüzde 99.9'u http://sports.yahoo.com adresinden alınmaktadır.. tüm hakları reuters, ap ve getty images'e aittir.. sanırım.. bu blog tarafsız bir tenis blogu değildir.. sevdiğim tenis oyuncularını kayırırım.. ama sevmediklerime hakaret etmem.. siz de etmeyin, çok ayıp.. yorum yazarken öyle tek cümlelik "saldır federer, vur kır nadal" tarzı yorumlarınızı yayınlamayacağımı göz önünde bulundurun.. merak ettiklerinizi ya da içinde cidden yorum bulunan yorumlarınızı göndermekten çekinmeyin.. tenisi sevelim.. boş alanlara kort dikelim.. teşekkürler..

ben olsam firefox 3küsür ve en az 1152x864 çözünürlükte dolanırım buralarda..

GÖRÜŞ VE ÖNERİLER

  © Blogger templates The Professional Template by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP