monte carlo: ole, ole, nerede nole?
Rafael Nadal için övücü bir yazı yazdıktan sonra takılmadı çocuk. Toprak kort canavarı, vatandaşı David Ferrer karşısında da hiç zorlanmadan galip geldi ve adını finale yazdırdı. Üst üste altıncı şampiyonluğundan sadece 1 oyun uzaklıkta dünya 3 numarası. 11 aylık susuzluk bitmek üzere ve Nadal'ın bu güzel formu Fransa Açık'ta (daha çok var ama) tekrar fırtına estireceği anlamına gelebilir. İspanyolları devire devire giden Rafa'nın finaldeki rakibi de Fernando Verdasco oldu. Turnuvada oynayacağı en ciddi rakip.
FeVer, Djokovic ile oynadı yarı finalde. Gerçek anlamda oynadı. Kedi vs. Fare. Novak'ın servisleri de berbat ötesi olunca galibiyet kolaylıkla gitti İspanyol'a. Bu 6-2/6-2 lik yenilginin Nole'nin kariyerinde en kötüler arasına girdiğini de ekleyeyim.
2005 Avustralya Açık'ta, yarı finalde Federer'i 5 sette, finalde ev sahibi Hewitt'i 4 sette geçip şampiyon olacak Safin, ilk turda Sırbistan-Karadağ'dan gelen 18 yaşındaki bir genci yeniyordu. 6-0/6-2/6-1. Bu yenilgi o gencin kariyerinde en az oyun aldığı maç oldu. Hala da öyle. Ama ikinci sırada işte dün Verdasco karşısında aldığı hezimet var. Sadece 4 oyun.
Finalde karşılaşacak ikiliden Nadal'ın vatandaşı Verdasco karşısında 9-0'lık ezici bir üstünlüğü mevcut. Bir sürpriz olacağını sanmıyorum. Djokovic çıksaydı belki yenerdi. 2002'deki Ferrero-Moya finalinden sonra ilk kez iki İspanyol finalde şampiyonluk için mücadele edecek.
Bu arada Verdasco-Djokovic maçında kamera bir ara tribünü gösterdi ve saçları aynı Mirka gibi kesilmiş ve Mirka gibi kocaman güneş gözlüğü takmış bir kadın vardı. Sırıtarak el sallıyordu kameraya. Zaten o anda onun Mirka olmadığını anlarsınız. Ne zaman güldü di mi? Çok komik bir görüntüydü ama. Bir Mirka bile bu dünayaya çokken neden?
Şarkı söylüyorum:
Mirkaaaaaaaa, doyulmaz tadınaaaa, İsviçreli çikolataaaaa..
Onun dışında Flavio Briatore ve Monaco Prensi 2. Albert, Taçsız Kral Pele, Bekenbauver, Nadya Komanaçi, Fenerbahçeli Cemil.. Hepsi şöhretlerini Monte Carlo Masters izlemeye borçlular...
(Foto: AP/Getty/Reuters)
FeVer, Djokovic ile oynadı yarı finalde. Gerçek anlamda oynadı. Kedi vs. Fare. Novak'ın servisleri de berbat ötesi olunca galibiyet kolaylıkla gitti İspanyol'a. Bu 6-2/6-2 lik yenilginin Nole'nin kariyerinde en kötüler arasına girdiğini de ekleyeyim.
2005 Avustralya Açık'ta, yarı finalde Federer'i 5 sette, finalde ev sahibi Hewitt'i 4 sette geçip şampiyon olacak Safin, ilk turda Sırbistan-Karadağ'dan gelen 18 yaşındaki bir genci yeniyordu. 6-0/6-2/6-1. Bu yenilgi o gencin kariyerinde en az oyun aldığı maç oldu. Hala da öyle. Ama ikinci sırada işte dün Verdasco karşısında aldığı hezimet var. Sadece 4 oyun.
Finalde karşılaşacak ikiliden Nadal'ın vatandaşı Verdasco karşısında 9-0'lık ezici bir üstünlüğü mevcut. Bir sürpriz olacağını sanmıyorum. Djokovic çıksaydı belki yenerdi. 2002'deki Ferrero-Moya finalinden sonra ilk kez iki İspanyol finalde şampiyonluk için mücadele edecek.
Bu arada Verdasco-Djokovic maçında kamera bir ara tribünü gösterdi ve saçları aynı Mirka gibi kesilmiş ve Mirka gibi kocaman güneş gözlüğü takmış bir kadın vardı. Sırıtarak el sallıyordu kameraya. Zaten o anda onun Mirka olmadığını anlarsınız. Ne zaman güldü di mi? Çok komik bir görüntüydü ama. Bir Mirka bile bu dünayaya çokken neden?
Şarkı söylüyorum:
Mirkaaaaaaaa, doyulmaz tadınaaaa, İsviçreli çikolataaaaa..
Onun dışında Flavio Briatore ve Monaco Prensi 2. Albert, Taçsız Kral Pele, Bekenbauver, Nadya Komanaçi, Fenerbahçeli Cemil.. Hepsi şöhretlerini Monte Carlo Masters izlemeye borçlular...
(Foto: AP/Getty/Reuters)
2 yorum:
Yarın Nadal'ın şampiyonluğudan sonra Monaco prensi bir titreyip "noluyo lan?" diyebilir. Üst üste 6 olacak Monte-Carlo'da. Gerçek prens yoksa... :)
Nadal'in sahte solak oldugu mac sonu fotografindan belli..:)
Yorum Gönder