18 Ekim 2009 Pazar

ana tablo yani wimbledon bu sefer olmadı

bu kez olmadı.. marsel dünya sıralamasında 599. basamakta bulunan 90 doğumlu henri kontinen'e 7-5 ve 6-1'lik setler ile yenilerek çok avantajlı bir kurada "ana tablo yani wimbledon" göremedi..

marsel'in ilk servislerini oyuna sokma oranı standartlarında idiyse de (%71) bu servislerden puan çıkarma oranı kötüydü (%67).. özellikle rakibi ile karşılaştırılınca daha da vahim bir tablo ortaya çıkıyor.. kontinen yüzde 82 ile puan buldu ilk servislerinden.. ikinci servis istatistikleri de çok kötü marsel'in.. ikinci sette 5'te 0 gibi bir kayıt..

başlıkta geçen olaya gelelim.. geçtiğimiz hafta marsel ilhan koçu can üner ile birlikte ntvspor'daki "spor aşkı" programına konuk olur.. programın sunucuları ercan taner ve burcu esmersoy'durlar.. (ntvspor'un kombinasyon hesabına göre elindeki spikerleri değişik oranlarda karıştırararak 431 farklı program yapabileceğini biliyor muydunuz? P (n r) = n!/[r!x(n-r)!])
neyse marsel hedefinin ilk 50'ye girmek olduğunu söyler.. ercan taner "peki ilk 50'ye girince ne oluyor?" der.. marsel de "genellikle ana tablo'ya direkt katılma hakkı kazanıyorsunuz" der.. ercan taner biz cahil izleyicileri bilgilendirmek ister ve hemen lafa girer..

"ana tablo derken.. izleyiclere de açıklayalım.. ana tablo yani wimbledon!"

ben ercan taner'e teşekkür eder başarılarının devamını dilerim.. futbol maçlarını anlatmasından zevk aldığım bir insan sayın taner.. bilmiyorum ki daha ne desem.. can üner girdi araya hemen toparladı bu gaftan sonra.. ah türk spor medyası...

8 yorum:

aliye 18 Ekim 2009 23:36  

kombinasyon olayı çok hoş olmuş :)
bu arada türk spor medyasının nerdeyse %90'ının tenisten anladığı wimbledon'la sınırlı. izleyenleri de kendileri gibi zannediyorlar.

lembo 19 Ekim 2009 08:30  

ki bu da ercan taner.. diğerlerine göre daha "spor" gazetecisi olmasına rağmen böyle.. mesela şansal büyüka da çıkıp " usain bolt 9 küsür koştu hoçam " diyor.. 100 metre rekoru 9 küsür :))

rıza yaşar 19 Ekim 2009 09:48  

Eline sağlık,

çok güzel dokundurmuşsun başlıkta

programı canlı izlerken yuh demiştim.

bence bu saatten sonra ntvsporda ercan taner'in sunduğu 5'te 5 yarışma programında tenis sorusu sorulmasın. ayıp olur!

Spooky 19 Ekim 2009 13:32  

maalesef izleyenlerin çoğunluğu da spor medyası gibi...

türkiye'nin hastalığı bu. senede 3 tane grand slam maçı izleyip (muhtemelen final/yarı final) tenis yorumu yaparlar, marsel'e veya ipek'e sallarlar..

nba'i hiç takip etmeden sadece 2 turnuva maçı izleyip hidayet'i kazma ilan ederler...

yüzmeyi bilmeden derya büyükuncu'yu eleştirirler...

forevertennis 19 Ekim 2009 15:19  

bütün yorumlara tamamen katılıyorum.bu sabah ntvspor'da gördüğüm video tarzı birşey vardı. Sadece futbol ve basketboldaki güzel anları veriyordu ve sonunda "Ntvspor,Türkiye'nin Spor Kanalı" deniliyordu.Spor sadece futbol ve basketbolmudur onu da anlayan beri gelsin yani.

onur 19 Ekim 2009 16:43  

izleyenleri de kendi gibi zannetmeleri çok doğal çünkü izleyenlerin büyük bir çoğunluğu kendileri gibi.. şu ülkede sadece belirli bir spora yönelik programlar futbol, basketbol ve voleybol'dan öteye gidememiştir.. ntv'de atletizm vardı bir de rahmetli cüneyt koryürek yorumlardı.. hatta bir haftada yayınlanan futbol programı sayısı yayınlanan toplam voleybol programı sayısına eşittir diye bir mübalağa yerinde olur diye düşünyorum..

bu üzücü ama doğal sonuç.. biz genç nesilde bile futbol futbol basketbol futbol futbol.. en basitinden açılan bloglara bakarsanız rahatça görürsünüz bunu..

şimdi bu spordan anladıkları futbol ve biraz basketbol olan bu isimler spor medyasında spor müdürü koltuğuna rahatça oturabiliyorlar.. atletizm nedir bilmeden, çim hokeyi nedir bilmeden hatta yabancı dil bilmeden.. tamam çim hokeyinden ben de anlamam ama ben spor müdürü değilim..

burada ercan taner'i de eleştiremiyorum.. isim isim eleştiremiyorum çünkü ercan taner trt kökenli iyi bir spikerdir ama türk spor medyasının evrimleşmesi tek yönlü olduğu için o da kendini diğer branşlarda geliştirmek için uğraşmamış olabilir.. yanlış bir hareket ama anlıyorum kendisini..

ve maalesef bir konu da spooky'nin değindiği konu.. nuage sözlükte bir başlık açmıştı "sadece grand slam finali izleyip de tenis yorumcusu kesilenler"e saydırmıştı.. çok tepki almıştı ondan sonra.. evet isteyen istediği maçı izler.. ama sadece grand slam finali izleyip de federer, nadal, williamslardan başka tenisçi görmeyen adamın hıncal uluç kesilip yorumlar yapması, bu yorumları eleştirince de size çemkirmesi ayıp bir davranış..

sonra del potro nadal'ı yener dediğinizde "hahahah del potro da kim" şeklinde bir mesaj alıyorsunuz bu insanlardan.. e adam da haklı izlemiyor ki, bilmiyor ki çocuğun yükselişini..

neyse.. bu arada rıza yaşar sen yaşıyor muydun :)

rıza yaşar 20 Ekim 2009 14:48  

Buradayım Onur :)

bir süredir iş yoğunluğu sebebiyle çok fazla internette vakit geçiremiyorum ancak ne olursa olsun hergün göz ucuyla da olsa bloğuna bakıyorum.

tenisle ilgili bir başka fahiş hata bugün yapılmış ntvspor.net

martina hingis'i belçika vatandaşlığına geçirmişler!!!

http://www.ntvmsnbc.com/id/25012364/

onur 20 Ekim 2009 15:01  

işin ilginci haberin içinde isviçreli diye geçiyor sonuna doğru tekrar belçiklaı oluyor :) teşekkürler..

yasal uyarı (disclaimer diyor yabancı insanlar)

bu blogdaki fotoğrafların yüzde 99.9'u http://sports.yahoo.com adresinden alınmaktadır.. tüm hakları reuters, ap ve getty images'e aittir.. sanırım.. bu blog tarafsız bir tenis blogu değildir.. sevdiğim tenis oyuncularını kayırırım.. ama sevmediklerime hakaret etmem.. siz de etmeyin, çok ayıp.. yorum yazarken öyle tek cümlelik "saldır federer, vur kır nadal" tarzı yorumlarınızı yayınlamayacağımı göz önünde bulundurun.. merak ettiklerinizi ya da içinde cidden yorum bulunan yorumlarınızı göndermekten çekinmeyin.. tenisi sevelim.. boş alanlara kort dikelim.. teşekkürler..

ben olsam firefox 3küsür ve en az 1152x864 çözünürlükte dolanırım buralarda..

GÖRÜŞ VE ÖNERİLER

  © Blogger templates The Professional Template by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP