Wozniacki yaptı. Serena Williams'ı koltuğundan indirdi yerine kendi oturdu. WTA tarihinin (1975'ten bu yana sıralama tutulur) yirminci 1 numarası. İlk Danimarkalı 1 numarası.
Caro, Jankovic ve Safina ile birlikte Grand Slam kazanamayan 1 numaralar kervanına katıldı. Böyle oldu ya şimdi yine bikbiklenenler çıkacak.
Şimdi çok garip, çünkü iki uç örnek var karşımızda.
Serena Williams ve Caro Wozniacki. Bir Serena ki hani kurallar izin verse sadece Grand Slamlere katılıp, sezonun geri kalanında yayacak ve buna rağmen ilk beşte kalmayı başarabilecek bir isim. Diğer yanda Caro, nam-ı diğer Energizer tavşanı, "Gel Bağcılar Belediyesi turnuva düzenlemiş" desen babasını da alıp koşacak.
WTA'in puanlama sistemi belli dostlar. Bunu ne Serena yaptı, ne Wozniacki. Bu böyle. Ve yıllardır birinciler bu sisteme göre hak ediyor o koltuğu. Serena az maç yaptı ve sonunda sakatlık kendisini vurdu. Puanlarını koruyamadı veeee.. Bu sene 21. turnuvasına katılan Danimarkalı en sonunda geçti. Peki Serena'nın bu yıl katıldığı turnuva sayısı mı? Altı. 6. Six. Sei. Heksa. VI. Bunların üçü Grand Slam. Avustralya Açık ve Wimbledon'ı kazanan Amerikalı'nın Sydney'de bir finali var.
Wozniacki ise hiçbir Grand Slam'de final göremedi. Amerika Açık'ta yarı finali, Fransa Açık'ta çeyrek finali var, diğer ikisinde dördüncü turda elendi. Premier turnuvalarda ise bir finali var sadece. Beş tane küçük turnuva kazandı (Bu arada 2007'den bu yana bir senede beş turnuva kazanan ilk isim).
Wozniacki oyunuyla 1 numarayı hak etmiyor diyebilirsiniz. 1 numara ışığı yok diyebilirsiniz. Ama şu an 1 numaradaysa, bir yıl içinde diğer bütün tenisçilerden daha fazla puan kazanmış demektir, yani hak ediyor demektir.
Wozniacki kadar çok turnuvaya katılırsanız sakatlanma riskiniz de artacaktır. Ben bunu düşünerek kendisine kızıyorum. Yoksa her turnuvada oynamasına lafım olamaz. Aksine tenisi sevdiren bir sempatikliği var her ne kadar oynadığı tenis üst düzey tenise yakın olmasa da.
Serena Williams'ın da tarzını sevmiyorum. Ancak onun yaptığını da tasvip etmiyorum. Dediğim gibi elinden gelse sadece Grand Slamlere katılacak ki bu sene büyük ölçüde başardı bunu. Bakın o zevk vermekten uzak güç oyunu ile şu an turdaki çoğu kadını silip süpürür. Siklet farkı var aralarında.
Şimdi bir tenisçi olduğunuzu ve sadece Grand Slamlere katıldığınızı düşünelim. Bunlardan ikisini kazanıyorsunuz, birinde yarı final, diğerinde çeyrek final oynuyorsunuz. Sene sonunda 5400 puanınız olacak. Bu puan sizi şu anki listede beşinci basamağa yerleştirir. O değerli yüzünüzü sadece dört turnuvada gösterip, sezonun geri kalanını Twitter'dan "WHOOOAAAA GREEEEEN DAAAAY" yazarak, parti parti dolaşarak, fotoğraflarınızı fotoşoplattırarak geçirebilir, arkadaşlarınızla eğlenceli dakikalar yaşayabilirsiniz. Ve buna rağmen saygıdeğer bir tenisçi olabilirsiniz. Öte yandan bir kızcağız turnuvadan turnuvaya koşturur. Puan (para) peşinde. Didinir. 1 numarayı alır. "Meeeh" derler sonra ona.
Wozniacki'yi eleştirmeden önce bunu düşünün. Formula 1'de bütün yarışları ikinci bitiren adam muhtemelen şampiyon olacaktır, Tour de France'da hiç etap kazanmadan şampiyon olabilirsiniz. Teniste de önemli olan kaç turnuva kazandığınız değil, istikrarlı olarak turnuvalarda boy göstermeniz ve belirli sayıda müsabaka kazanabilmenizdir.
Evet, Wozniacki'nin oyunu çok iyi değil. Ama kız onu geliştirmek için çabalıyor. Daha 20 yaşında. Ana Ivanovic vole vuramazken Grand Slam kazandı da ne oldu? Wozniacki'nin 1 numara olması sonuna kadar hak edilmiş bir başarıdır. Bravo Caro.
(Foto: Getty)
Read more...