Televizyonalrımızın karşısına geçtik, cipslerimizi/içeceklerimizi aldık ve olası bir beş setlik maç izlemek için koltuklarımız kurulduk. (birinci çoğul konuşuyorum ama ben yapamadım bunları, gazetede sandalyenin üstünde tek gözle izleyebildim). Heyecanla birbirinden güzel ralliler, çekişmeli bir maç bekledik. Olmadı. Ara ara harika sayılar olsa da bir elin parmaklarını geçmedi bunlar ve maç tatsız bitti.
Marin Cilic'in rakibi Britanyalı Bladi Murray oldu. Murray'nin baştan sona üstün götürdüğü ve zaten 3 sette kazanacağı maçta rakibi Rafa üçüncü sette 3-0 iken maçtan çekildi. Dayanamadı dizindeki ağrılarına. Bildiğiniz gibi geçen sene de dizlerinden sakatlanmış ve uzunca bir süre kortlara dönememişti. Şimdiki sakatlığının ne olduğu, geçen seneki gibi tendinitis mi olduğu henüz bilinmiyor. Birkaç haftaya anlaşılır. Durumu kötü ama. Servis atamıyordum, koşamıyordum diyor İspanyol. "Bu yüzden kazanmam imkansızdı. Oynama şansım olduğunda her zaman oynadım, hiç çekilemdim. Andy'den özür dilerim" şeklinde konuştu maçtan sonra. Zaten geçen sene dizlerin mahvetmesinin sebeplerinden biri de sakat sakat maçları tamamlamaya çalışması, ağrılara aldırış etmemesiydi. Mehmet Sevinç'e kalsa böyle değil tabi durum ama neyse diyeceğimi sözlükte dedim.
Murray ise harika oynadı. Maç içerisinde hep ortalamanın üzerindeydi servisleri. Üst düzey vuruşlar yaptı rallilerde. Akıllıca oynadı ki çok rastlanır bir durum değildir Murray için. Zekasını pek kullanmak istemez nedense yeteneği olmasına rağmen.
Çok puan kaybedecek şimdi Nadal ve böyle giderse sene sonuna kadar 5'e kadar gerileyebilir. Hatta az sonra yayınlayacağım bir tabloya göre Avustralya Açık'tan sonra 4.lüğe kadar düşebilir. Hiç Nadal fanı olmadım ama üzülüyor insan. Federer'in dizlerini titretebilen tek insanın dizleri tarafından ihanete uğraması ironik sadece.
Şimdi bize Amerika Açık 2009 dördüncü turunun rövanşını izlemek düşer. Cilic 3 sette geçmişti orada Möri'yi. Burada ise beş sete uzamazsa şaşırmak lazım.
Read more...